Pandemi Arafı


Pandemi Arafı

Mesele korona olmak veya olmamak değil.


Asıl mesele arafta kalmak. Ateşiniz yok, öksürmüyorsunuz da ama hasta hissediyorsunuz. Muhtemelen ilk önce evde olan ilaçlarla, vitaminlerle kendinizi tedavi etmeye çalışacaksınız. Bitki çayları, bol meyve… Ama bunların hiçbirinin sizi ayağa kaldırmaya yetmediğini fark ediyorsunuz.


İşte o zaman başından beri kafanızın bir köşesinde sinsice bekleyen o korkunç ihtimal ellerini çırpa çırpa öne çıkıyor.

Korona! Korona! Korona!

Son günlerde sık duyduğum hikayelerden biri bu. Benim başıma geldikten sonra sanıyorum benzer hikayelere karşı algılarım daha da açıldığı için çok fazla insanın başına geldiğini düşünmeye başladım.


Hastalığın belirtileri, arıza adamlarla hızlı başlayıp hızlı biten ilişkilerin tekrarı gibi.


İki günlük. Sonra bitip yenisi başlıyor. Nezle olduğunuzu düşünmeye başlamışken, hop bir bakıyorsunuz faranjite dönüşmüş. Faranjit derken grip, grip derken bronşit, bronşit derken ishal…. Böyle sürüp gidiyor. Ve terk ettiği alanda asla iz bırakmıyor.


Bende mesela öksürükle başladı. Ne ateş, ne halsizlik… İki gün sonra bu belirtiler tamamen bitti, halsizlik başladı. İki gün sonra nezleye geçiş yaptım. O da iki gün sürdü. Böyle bir hafta paçavraya dönüştükten sonra doktora gitmeye karar verdim.


Sağlıkçılar da doğal olarak bir muamma içindeler. Evet, belli protokoller var ve uygulanıyor, sizi mutlaka izole edip muayene ediyorlar, kan tahlili ve PCR testi istiyorlar. Fakat işte asıl olay bundan sonra başlıyor.


PCR testinizi öğleden sonra yaptırdıysanız bir kere sonuçları için ertesi günü bekliyorsunuz. Ve zaten hemen ilaç alıp iyileşme sürecine girme beklentinizi böylelikle bir gün daha ertelemiş oluyorsunuz. Bunun dışında o bir gün büyük bir stres yaşıyorsunuz. Korona mıyım? Değil miyim? Korona değilse neyim var? Çünkü o güne kadar insan olarak edindiğiniz hastalık literatürü ile kendinize bir teşhis koyamıyorsunuz. PCR testi negatif?

O bir günlük bekleme sürecinde bedeninizi dinliyorsunuz. Akciğerlerinizi, bronşlarınızı, eklemlerinizi… İlaç alamadığınız için her birinin ihtiyacı olabileceğini düşündüğünüz iyileşmeyi doğal malzemelerle sağlamaya çalışıyorsunuz.


Bol bol meyve, su, D vitamini, propolis, C vitamini, içine balı, karanfil, tarçın ve zencefil eklediğiniz ıhlamur, adaçayı, tavuk suyu çorba… Anneninizden ne öğrendiyseniz artık…


Ertesi gün testin sonucu geliyor. PCR Negatif! Fakat normal değeri 0 – 0,5 olması gereken CRP, 25’in üzerinde.


Tekrar doktora gidiyorsunuz. Öyle ya, test sonucu negatif ama vücudum da CRP’yi tırlattıran başka bir şey olmalı o zaman.


Doktor halinize bakıyor. PCR sonucunun negatif çıkmasına şaşırıyor.


Sizin belirtiler kesin Korona ya! diyor. Bir de antijen testi istiyor. Neyse ki o testin sonucu bir saat almak içinde çıkıyor.


Ve sonuç: Pozitif!


Üzerine bir de akciğer tomografisi çektiriyorsunuz. Onun bulguları da nur topu gibi bir koronanız olduğunu gösteriyor.


Eh artık yapılabilecek testlerin hepsini yaptırdınız, korona olduğunuzu da söylüyorlar, bir an evvel eve gidip ilaçlarınızı almak için sabırsızlanıyorsunuz. Ama o da ne?


İlaç alamıyorsunuz!


Nasıl yani?


Şöyle, PCR testiniz pozitif çıkmadığı müddetçe Sağlık Bakanlığı ilaç vermiyor.


Hoppala!


E ne yapacağım?


Tekrar PCR testi yaptırıp, pozitif çıkması için dua edeceksiniz.


Ve yine başa dönüyoruz. Tekrar PCR testi yapılıyor. Tekrar sonuç Negatif.

Pandemi Arafındasınız! Bu sefer sonucu kaygılanarak değil, testinizin pozitif çıkması için dua ederek geçiriyorsunuz. Ama olmuyor.


Korona’sınız ama PCR testi sonucu negatif. Ne yapacaksınız?


Bu durumda bir pandemi hastanesine gidip, tekrar muayene olmanız ve elinizdeki tüm test ve tomografi sonuçlarını da yanınızda götürmeniz gerekiyor. Sizi muayene eden doktor korona olduğunuza ikna olursa, ilacı hemen hastanede size veriyorlar.


Fakat evinize filyasyon ekibi gelmiyor. Bu durumda karantina şartlarını bilmeniz ve kendiniz uygulamanız gerekiyor.


Karantina Uygulaması için bu linke göz atabilirsiniz.


( https://www.saglik.gov.tr/TR,64514/korona.html )


Sonuç; pandemi arafında kalan birçok insan olduğuna inanıyorum artık. Fakat en kötüsü şu; bu insanların testleri negatif çıkınca karantina şartlarını uygulayıp uygulamadıkları bilinmiyor. Çünkü kontrol edilmiyorlar. Bununla birlikte, eğer hafif belirtiler ile geçiriliyorsa basit parasetamol veya ibuprofen tarzı ilaçlarla kendilerini tedavi etmeye çalışıyorlar. Belirtilerin (tamamen bitmese bile) azaldığını hissedince de günlük hayatlarına devam ediyorlar. İşe, alışverişe gidiyor, toplu taşıma araçlarına biniyor ve aile bireyleri ya da arkadaşları ile temas ediyorlar.


Yani pandeminin kontrol edilemeyen kör noktası burası….


Siz de eğer benim gibi belirtiler gösteriyorsanız ve test sonucunuz negatif çıktıysa, doktorunuza mutlaka antijen testi seçeneğini de danışın derim. Çünkü hastalığı bulaştırma ihtimaliniz olan herkesi ancak bu şekilde koruma altına almış olursunuz.


Koronasız Günlere…


148 görüntüleme4 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör